Termal su, üniversite hastanesinde tedavinin parçası oldu
- AFSÜ’de termal su, robotik sistemler ve modern rehabilitasyon yöntemleriyle Türkiye’nin dört bir yanından hastalara tedavi imkânı sunuluyor
- Günlük 600’e yakın hastaya hizmet veren merkezde öğrenciler de çok yönlü klinik deneyim kazanıyor
- AFSÜ Rektörü Aslan: “Burayı uluslararası sağlık turizmi yapılabilen bir merkez hâline getirmek istiyoruz”
2 Ekim 2026
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, termal suyun tedavi süreçlerinde kullanıldığı akuatik rehabilitasyon uygulamaları, robotik sistemleri ve geniş hasta kapasitesiyle Türkiye’nin farklı illerinden gelen hastalara şifa olmaya devam ediyor.
Hastanede hem nörolojik hem ortopedik rehabilitasyon alanlarında uygulanan modern yöntemler, hastaların fonksiyonel kazanımlarını artırırken termal suyun sağladığı destekleyici tedavi ortamı da iyileşme süreçlerine katkı sunuyor. Üniversite hastanesinde görev yapan sağlık programı öğrencileri de çok yönlü deneyim imkânı elde ediyor.
Hastanenin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ümit Dündar, merkezin Türkiye’nin dört bir yanından yoğun hasta talebi aldığını belirterek, “Hastalar arasında Edirne’den Ardahan’a kadar Türkiye’nin dört bir yanından hastalar bu hastanede tedavi görmek için talepte bulunuyorlar.” dedi. Dündar, tedavide termal suyun önemine dikkat çekerek, “Tedavide suyun gücünü kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
- Suda vücut ağırlığının yüzde 75’i taşınıyor
Dündar, su içi egzersizlerin hastalara sağladığı avantajı “Suya girdikleri zaman hastalar vücut ağırlıklarının yüzde 75’i su tarafından taşındığı için adeta uzayda gibi yer çekimsiz ortamda hareket etme olanağına kavuşuyorlar.” sözleriyle anlattı.
Dündar, akuatik rehabilitasyonun yanı sıra kaplıca tedavilerinin de hastalara önemli katkı sağladığını vurguladı. Merkezde kullanılan teknolojik sistemlere ilişkin bilgi veren Dündar, robotik yürüme cihazları ve sanal rehabilitasyon uygulamalarının hastaların motivasyonunu artırdığını ifade ederek, “Hastalarımızın motivasyonunu artırıyor, rehabilitasyona katılımını artırıyor.” dedi.
- Cerrahi dışı tedavide klinik tecrübe ve teknoloji bir arada
Doç. Dr. Nuran Eyvaz ise hastanede bel ve boyun fıtıklarına yönelik cerrahi dışı tedavi imkânı sunduklarını belirtti. Eyvaz, “Birim olarak hocalarımız, fizyoterapist ekibimiz, fizik tedavi teknikerlerimiz ve cihaz donanımlarımızla hastaya vereceğimiz tedaviyi maksimum bir şekilde planlamaya çalışıyoruz. Elimizin altındaki gelişmiş donanımlı cihazlara buranın uzun yıllardır var olan klinik tecrübesini ekleyerek hastaların maksimum fayda görmesi için çalışıyoruz.” dedi.
Uzman Fizyoterapist Zehra Aykutlu, hastanenin en önemli farkının hastalara ayrılan egzersiz süresi olduğunu belirterek, “Normalde fizik tedavi rehabilitasyon süremiz birçok hastanede bir saatle sınırlıdır. Ama bizim hastanemizde o şekilde değil. Hasta buraya geldiğinde yaklaşık yarım gününü bizim birçok bölümümüzde egzersiz yaparak geçirebilmekte. Bu da fizik tedavinin başarı oranını artırıyor.” dedi. Aykutlu, hastaların kaplıca, sanal rehabilitasyon, el robotu ve fitness alanlarından bütüncül şekilde faydalandığını aktardı.
- Hastalar kazanımlarını günlük yaşamlarına taşıyor
Tedavi gören hastalardan serebral palsi tanılı büro personeli Betül Yoğurtçu, sürecin hayatında önemli değişiklikler oluşturduğunu belirterek, “Şu anda aktif Muay Thai yapıyorum. Bu tedavi sürecinde hastanede mesela yüzme öğrenme şansım oldu. Yani tedavinin bana kattığı, günlük hayatıma kattığı çok güzel şeyler oldu.” ifadelerini kullandı.
Bir diğer hasta ise “Önce yatalaktım, şimdi kendim yürüyebiliyorum, tuvalete girebiliyorum. Çok büyük ilerleme kazandım. Benimle çok iyi ilgileniyorlar.” sözleriyle tedavi sürecindeki ilerlemesini anlattı.
Üniversite hastanesinde tedavi gören İsmail Urak da iş kazası sonrası geçirdiği ağır süreçten sonra fizik tedavi ile yeniden yürümeye başladığını ifade ederek, “Belimin altında hiçbir hareket yoktu. Fizik tedavi ve çabam sayesinde artık yürümeye çalışıyorum. Eski güzel günlerime kavuşmaya çalışıyorum.” dedi.
Tedavisine devam edilen bir başka hasta Ender Oğuz, ATV kazası sonrası omurilik felci geçirdiğini ve rehabilitasyon sürecinde önemli kazanımlar elde ettiğini belirterek, “Fizik tedaviye başladığımız günden beri oturma dengem geldi. Sonra ayağa kalktık yardımcı cihazlarla, gayet iyi topluyorum.” ifadelerini kullandı.
Üniversite hastanesinde tedavisi devam eden Hidayet Küçük ise tedavi sürecine ilişkin şu şekilde konuştu: “Şunun farkına vardım; Atatürk’ün ‘Beni emanet edin’ dediği hekimlerden burada var. Bunu idrak ettim, buna inandım. Gerek personel gerek hocalarım olsun çok ilgi gösteriyorlar. Bundan çok memnun oldum. Geldiğimde iki adım gidip düşüyordum. Şimdi bir ayı geçti, rahat yürüyebiliyorum.”
Boyun fıtığı sonrası ağır felç geçiren Ebru Türkeş, uzun süren tedavi sürecini anlatarak, “Boyun fıtığı ameliyatı geçirmiştim. Daha sonra boyundan aşağısı iki kol ve iki bacak etkilenmişti felç olarak. O şekilde geldim buraya. İki yıldır tedavi alıyorum. Ama çok şükür ki bacak ve kollar düzeldi. Bir elimi de kullanabiliyorum, problemim kalmadı. Sağlık Bilimleri Üniversite Hastanesi benim hayatımın dönüm noktası oldu. Hayatımın tekrar başlangıcı oldu. Gerçekten buraya minnettarım, çok şey borçluyum. Kocaman bir teşekkür ediyorum bu hastaneye ve tüm çalışanlara.” sözleriyle süreci değerlendirdi.
- Teknolojik altyapı uzmanlık eğitimine de katkı sağlıyor
AFSÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalında görev yapan Ülkü Demir, merkezin güçlü akademik ve teknolojik altyapısına dikkat çekerek hidroterapi, robotik sistemler ve sanal rehabilitasyon gibi imkânların eğitim ve hasta tedavisine katkı sunduğunu ve özellikle eğitimine büyük katkı sağladığını vurgulayarak şunları kaydetti:
“Yatak, poliklinik sayımızın fazla olması; ünitelerimizin gelişmiş olması, hidroterapi, kaplıca, kardiofundanal rehabilitasyon gibi farklı olanaklarının olması; TMS, el robotu, sanal rehabilitasyon, yürüyüş robotu gibi farklı teknolojik cihazların olması, diğer illerden de dâhil çoğu hastayı buraya yönlendiriyor. Bu olanaklar sayesinde de biz çeşitli popülasyonda yoğun hastaları görerek uzman olarak yetişmiş oluyoruz.”
- Termal su kampüsün ısınmasında da kullanılıyor
AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, merkezin kapasitesine ve termal suyun tedavi süreçlerindeki rolüne değinerek, “Yaklaşık günlük 600’e yakın hastaya hizmet veriyoruz. Afyon merkezde yaşayıp rehabilitasyona ihtiyacı olan hastaları ise ücretsiz servisle günlük olarak hastaneye taşıyoruz. Buradaki rehabilitasyon hizmetini verdikten sonra gene evlerine ücretsiz olarak bırakıyoruz. Bu şekilde daha çok hastaya hizmet vermiş oluyoruz.” dedi.
Aslan, termal suyun hem ısısının hem de mineral yapısının rehabilitasyon süreçlerinde önemli katkı sağladığını belirterek, “Hem robotik sistem hem de birçok rehabilitasyon sistemi; dünyada kullanılan birçok sistem hastanemizde var. Tesisimizi, potansiyelini harekete geçirerek hem katma değeri yüksek hem uluslararası sağlık turizmi yapılabilen bir merkez hâline getirmek istiyoruz. Termal suyu sadece rehabilitasyonla değil ısınmada da kullanıyoruz. Bizim kampüsümüzün şu anda tamamı termal suyla ısınıyor.” ifadelerini kullandı.
Rektör Aslan ayrıca, sağlık turizmine yönelik yeni yatırımlar ve termal su temelli projelerle merkezin kapasitesinin artırılacağını belirterek, Türkiye’de termal rehabilitasyon alanında örnek bir model oluşturulduğunu vurguladı.
Aslan, “Modern altyapı, termal suyun kullanımı ve birçok tecrübeyi bir arada düşündüğümüzde Türkiye’de bir markayız.” dedi.