2026-2027 Akademik Yılı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde açıldı
- Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar: “Üniversitelerimiz Terörsüz Türkiye hedefini bilimsel zeminde ele alacak”
- “Türkiye’nin bilimsel üretim ve araştırma kapasitesindeki yükselişini daha ileri taşıyacağız”
- “Öğrenciler artık üretimin içinde eğitim alacak”
- “Stratejik teknoloji alanlarında beş yılda 3 bin genç araştırmacı yetiştireceğiz”
- 2026 Yükseköğretim Kurulu Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu
6 Ekim 2026
2026-2027 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirildi.
Türkiye’nin 208 üniversitesini bir araya getiren törene devlet erkânı, bakanlar, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, rektörler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Harran Üniversitesi Vox Humanis Çoksesli Koro Topluluğu tarafından Türk müziği dinletisi gerçekleştirildi. Ağustos ayında İsveç’te düzenlenen Dünya Koro Oyunları’nda kendi kategorisinde Dr. Öğretim Üyesi Fırat Altun şeflinde dünya birinciliği elde eden koronun seslendirdiği ilk eser Gazze’de yarım kalan çocuklukların anısına adandı.
Türk yükseköğretiminin gelişimini ve gelecek vizyonunu anlatan tanıtım filmi gösteriminin ardından Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar açılış konuşmasını yaptı.
- Üniversitelerde ilk ders: Terörsüz Türkiye
Özvar, yükseköğretim camiasının “Terörsüz Türkiye” hedefini ülkenin huzur ve güvenliğini pekiştirecek, millî birlik ve kardeşliği güçlendirecek önemli bir hedef olarak gördüğünü belirtti.
Üniversitelerin bilimsel bilgi birikimi, araştırma kapasitesi ve akademik tecrübesiyle bu sürece katkı sunacağını vurgulayan Özvar, tüm üniversiteleri konuyu farklı boyutlarıyla bilimsel zeminde ele almaya davet etti. Özvar, “Üniversitelerimiz 2026-2027 akademik yılı açılış törenlerinde ve ilk derslerde bu konuyu ele alacaktır.” dedi.
Üniversitelerde araştırmalar, konferanslar, paneller ve çalıştaylar düzenleneceğini belirten Özvar, bu çalışmaların gençlerin ve toplumun farkındalığını artıracağına, millî birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.
- Gazze’de yükseköğretimin yaraları sarılıyor
Gazze’de yükseköğretimin karşı karşıya kaldığı yıkıma da değinen Özvar, Türkiye’nin Filistinli öğrencilerin ve akademisyenlerin eğitim ve bilim hayatlarını sürdürebilmeleri için yürüttüğü çalışmaları anlattı.
Filistinli öğrencilerin öğrenim ücretinden muaf olarak Türkiye’de eğitim görmelerinin sağlandığını, Filistinli akademisyenlere üniversitelerin kapılarının açıldığını hatırlatan Özvar, Gazze’de tıpta uzmanlık eğitimi alma imkânı bulamayan hekimlerin eğitimlerini Türkiye’de sürdürebilmelerini sağlayacak düzenlemelerin de hayata geçirildiğini belirtti.
Özvar, bütün bu çalışmaları Türkiye ile Filistin halkları arasındaki tarihsel kardeşlik hukukunun bir gereği olarak gördüklerini belirterek, Türk yükseköğretim camiasının Gazze’nin ve Filistin halkının haklı davasına bundan sonra da en güçlü şekilde destek vereceğini ifade etti.
- Bilimsel üretimde nitelik yükseliyor
Türk yükseköğretiminin son 24 yılda kapasite ve nitelik bakımından büyük bir gelişme gösterdiğini belirten Özvar, her ilde en az bir üniversitenin faaliyete geçmesiyle yükseköğretime erişimin ülke geneline yayıldığını söyledi.
Bugün 208 üniversite, yaklaşık 6,3 milyon öğrenci ve 190 bine yaklaşan akademik personelle dünyanın en büyük yükseköğretim sistemlerinden birine sahip olunduğunu ifade eden Özvar, ilerlemenin yalnızca sayısal büyümeyle sınırlı kalmadığını; akademik kapasite, bilimsel üretim ve araştırma performansında da önemli bir atılım gerçekleştiğini vurguladı.
Türkiye’nin makale ve derleme türündeki yayın sayısında 213 ülke arasında 2002’de 29’uncu sıradayken bugün 15’inci sıraya yükseldiğini bildiren Özvar, bilimsel yayınlarda nitelik göstergelerinin de önemli ölçüde geliştiğini kaydetti. Q1 ve Q2 kategorisindeki dergilerde yayımlanan çalışmaların toplam yayınlar içindeki payının 2019’da yaklaşık yüzde 34 iken 2025’te yüzde 58’in üzerine çıktığını belirten Özvar, araştırma üniversitelerinde bu oranın yüzde 79’a ulaştığını ve OECD ortalamasının yakalandığını söyledi.
Uluslararası üniversite sıralamalarında 6 Türk üniversitesinin ilk 500’e, bunlardan ikisinin ilk 300’e girdiğini hatırlatan Özvar, en az iki üniversitenin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini hedeflediklerini ifade etti. Türkiye’nin 2027 yılına ilişkin uluslararası bir sıralamada 118 ülkeden 2 bin 297 üniversite arasında 124 üniversiteyle temsil edildiğini ve dünyada en fazla üniversiteyle temsil edilen üçüncü ülke olduğunu belirten Özvar, üniversitelerin küresel görünürlüğünün güçlenmeye devam ettiğini kaydetti.
- İşletmede Mesleki Eğitim 7 ilde başladı
Bilimsel bilginin teknolojiye ve yeniliğe dönüştürülmesinde de önemli ilerleme sağlandığını vurgulayan Özvar, üniversite kaynaklı patent ve faydalı model başvurularının 2022’de bin 298 iken 2025’te 2 bin 352’ye çıktığını, tescil sayısının ise 900’e ulaştığını bildirdi.
Özvar, bilimsel üretim ve araştırma faaliyetlerinde gösterdikleri gayret ve özveriyle, elde ettikleri başarılarla Türk yükseköğretiminin gelişmesine katkı sunan tüm akademisyenlere teşekkür etti.
Mesleki eğitimde stratejik bir dönüşüm sürecine girdiklerini belirten Özvar, bu dönüşümün merkezine “İşletmede Mesleki Eğitim” modelinin yerleştirildiğini söyledi.
Öğrencilerin bilgi ve becerilerini doğrudan üretim ve çalışma hayatı içinde geliştirmelerini sağlayan modelle ön lisans ve lisans programlarında en az bir yarıyıllık yapılandırılmış uygulama dönemi oluşturulduğunu ifade eden Özvar, ilk aşamada yedi ilde başlatılan pilot uygulamanın yaklaşık 120 bin öğrencinin öğrenim gördüğü 185 mesleki ön lisans programını kapsadığını bildirdi.
Özvar, 2018 yılında başlatılan “Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları Projesi”nin de güçlendirilerek sürdürüldüğünü kaydetti.
- İlk yıl 550 genç araştırma görevlisi olacak
Üniversitelerin son dönemde büyük bir atılım gerçekleştirdiği alanların başında yapay zekâ ve dijital teknolojilerin geldiğini belirten Özvar, son üç yılda yapay zekâ, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm başta olmak üzere yaklaşık 80 farklı yeni program açıldığını söyledi.
Bu alanlardaki yeni nesil programların toplam sayısının 160 üniversitede 724’e ulaştığını bildirdi.
Türkiye’nin stratejik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu araştırmacıları yetiştirmek amacıyla “Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı”nın başlatıldığını belirten Özvar, programın ilk yılında 550 gencin araştırma üniversitelerinde araştırma görevlisi olarak istihdam edileceğini açıkladı. Özvar, beş yıl içinde toplam 3 bin genç araştırmacı yetiştirileceğini söyledi.
- Dijital Yükseköğretim Platformu geliyor
Yükseköğretimde dijital dönüşüm çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Özvar, geçtiğimiz yıl başlatılan “Veri Analizi Okulu”na yaklaşık 30 bin kişinin aktif olarak katıldığını belirtti.
Bu tecrübenin yeni modüller ve “Sürdürülebilirlik Okulu” ile geliştirilerek “Dijital Yükseköğretim Platformu”na dönüştürülmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Öğrenme imkânlarını sınıfın ve kampüsün ötesine taşıyan mikro yeterliliklere ilişkin usul ve esasların yayımlandığını hatırlatan Özvar, öğrencilerin farklı öğrenme ortamlarında kazandıkları bilgi ve becerilerin akademik olarak tanınmasının önünün açıldığını söyledi.
- Türk yükseköğretiminin uluslararasılaşmasında yeni aşama
Türk yükseköğretiminin uluslararasılaşmasında yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Özvar, üniversitelerin akademik birikiminin ortak üniversiteler, yurt dışındaki programlar, öğrenci ve akademisyen hareketliliği ile araştırma iş birlikleri aracılığıyla dünyayla buluşturulduğunu söyledi.
Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi ve Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinin köklü birikimine son yıllarda Bakü’deki Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi ile Taşkent’teki Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesinin eklendiğini hatırlatan Özvar, uluslararası iş birliklerinin Türk dünyasıyla sınırlı olmadığını vurguladı.
Balkanlardan Afrika’ya, İslam dünyasından Asya ve Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada ortak üniversite, ortak diploma, hareketlilik ve araştırma programları geliştirildiğini belirten Özvar, Türkiye’nin bilim diplomasisinin güçlendirildiğini ifade etti.
- 208 üniversite COP31 için harekete geçti
Türkiye’nin COP31 Dönem Başkanlığı ve Antalya’da ev sahipliği yapacağı konferansa üniversitelerin de güçlü katkı sunacağını belirten Özvar, Yükseköğretim Kurulunun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde 208 üniversitenin COP31’e katkısını koordine ettiğini söyledi.
Özvar, üniversitelerin bilimsel birikiminin iklim politikalarına ve uygulanabilir çözümlere daha güçlü biçimde yansıtılmasının hedeflendiğini kaydetti.
Özvar, üniversitelerin bundan sonra da yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlara ve ihtiyaçlara duyarlı; çözüm üreten, bilgi ve değer ortaya koyan kurumlar olmaya devam edeceğini belirterek, “Bilimsel üretimleri, yetiştirdikleri nitelikli insan kaynağı ve topluma sundukları katkıyla bir taraftan insanlığın ortak geleceğine hizmet ederken diğer taraftan Türkiye’nin iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmasına daha güçlü katkılar sunacaklardır.” dedi.
- Ay keşif robotu CHERI Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edildi
Konuşmaların ardından Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından geliştirilen Ay keşif robotu CHERI’nin maketini takdim etti.
Çin’in 2029’da gerçekleştireceği Chang’e-8 görevi kapsamında Ay’ın Güney Kutbu’na gönderilecek iki mikro rover, Ay yüzeyini üç boyutlu haritalayacak ve birlikte hareket ederek yeni keşif teknolojilerini test edecek. Her biri 5 kilogramdan hafif olarak tasarlanan araçlarla Türkiye, Ay’ın Güney Kutbu’na aynı anda iki araç gönderen ilk ülke olacak.
- İstanbul’un Osmanlı mirası kehribar tanelerine işlendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ayrıca Mardin Artuklu Üniversitesi Tespih Tasarımı ve İmalatı Programı tarafından hazırlanan “İstanbul Camileri Tespihi” takdim edildi. Osmanlı dönemi İstanbul camilerinin kehribar tanelerine negatif oyma tekniğiyle işlendiği tespihte, Mardin Ulu Cami minaresi, III. Ahmet Çeşmesi ve Ayasofya Camii motiflerine de yer verildi.
- Akademik başarının en iyileri ödüllendirildi
Törende üniversitelerdeki bilimsel araştırmaları, ilmî çalışmaları, projeleri, tezleri ve topluma hizmet faaliyetlerini teşvik etmek amacıyla verilen 2026 Yükseköğretim Kurulu Üstün Başarı Ödülleri sahiplerine takdim edildi.
Ödüller “Yılın Doktora Tezi”, “Kurumsal Ödüller” ve “Özel Ödüller” olmak üzere üç ana başlık altında 20 kategoride verildi. Yılın Doktora Tezi Ödülleri’nde hoca-talebe ilişkisinin önemine dikkat çekmek amacıyla doktora öğrencileri ile tez danışmanları birlikte ödüllendirildi.
Kurumsal ödüllerde Erciyes Üniversitesi “Dijital Dönüşüm ve Veriye Dayalı Yönetim”, Özyeğin Üniversitesi “Girişimci ve Yenilikçi Üniversite”, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi “Kalite Odaklılık”, Koç Üniversitesi “Toplumsal Sorumluluk”, Bursa Uludağ Üniversitesi “Uluslararasılaşma”, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi “Üniversite-İş Dünyası İş Birliği”, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ise “Yerel Kalkınmaya Katkı” ödülüne layık görüldü.
Özel Ödüllerde Bilim Diplomasisi kategorisinde Prof. Dr. Fatma Öztürk, Millî Yenilik kategorisinde Prof. Dr. Hilmi Volkan Demir, İlme ve Talebeye Hizmet kategorisinde ise Prof. Dr. Sadettin Ökten ödül aldı.
Tören, ödül alan akademisyenlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar ile toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.