Haberler

Üniversiteler ve savunma sanayisinden kuantum hamlesi

Üniversiteler ve savunma sanayisinden kuantum hamlesi

- Yükseköğretim Kurulu ve SSB’den tarihi iş birliği

- Milli kuantum ekosistemi için imzalar atıldı: 11 üniversite, tek hedef

- Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar:Türkiye kuantum teknolojilerinde söz sahibi olacak”

24 Haziran 2026

 

Türkiye’nin yüksek teknoloji vizyonuna ve savunma sanayisi hedeflerine güç katacak tarihî bir adım atıldı. Yükseköğretim Kurulu ve Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında “Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü” imzalandı.

Türkiye’nin önde gelen 11 üniversitesi, kuantum teknolojileri ekosisteminin oluşturulması için güçlerini birleştirecek.

 

“Güçlü insan kaynağı ve araştırma altyapısı stratejik zorunluluk”

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, SSB’de düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, kuantum teknolojilerinin Türkiye’nin geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirterek, “Bugün atılan bu adımın, gelecekte Türkiye’nin kuantum teknolojilerinde söz sahibi ülkeler arasında yer almasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” dedi.

Türkiye’nin son yirmi yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde savunma sanayisinde tarihi bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Özvar, insansız hava araçlarından uydu sistemlerine, elektronik harp teknolojilerinden millî muharip uçağa kadar birçok alanda elde edilen başarıların, ülkenin yüksek teknoloji üretme kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti.

Savunma sanayisinde tam bağımsızlık için mevcut teknolojilerin ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, geleceğin kritik teknolojilerine yatırım yapılmasının milli güvenlik açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Özvar, “Ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil stratejik bir zorunluluktur.” şeklinde konuştu.

Kuantum teknolojilerinin savunmadan haberleşmeye, siber güvenlikten sağlık teknolojilerine kadar geniş bir alanda dönüştürücü etki oluşturacağını kaydeden Özvar, kuantum hesaplama, kuantum haberleşme ve kuantum algılama teknolojilerinin geleceğin stratejik rekabet alanları arasında yer aldığını dile getirdi.

 

“Kuantum teknolojilerine yönelik yeni lisans programları açacağız”

Yükseköğretim Kurulu olarak kuantum alanındaki gelişmeleri uzun süredir yakından takip ettiklerini belirten Özvar, yükseköğretim sisteminde kuantum teknolojilerine yönelik yeni lisans programları açılması için çalışmalar yürüttüklerini açıkladı. İlk dönüşüm çalışmalarının Gebze Teknik Üniversitesinde başlatıldığını ifade eden Özvar, lisansüstü programlar, disiplinler arası araştırmalar ve uzman akademik kadroların yetiştirilmesinin de öncelikleri arasında bulunduğunu söyledi. Protokole dahil edilen 11 üniversitenin kuantum alanındaki güçlü araştırma kapasitesiyle Türkiye’nin kuantum ekosistemine önemli katkılar sunacağını belirten Özvar, bu iş birliğinin araştırma çıktılarının teknolojiye dönüşmesine de önemli ivme kazandıracağını ifade etti.

 

SSB Başkanı Görgün: “Yeni bir teknoloji yarışının içindeyiz”

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de yeni bir teknoloji yarışının içinde olduklarını belirterek, “Bu yarışta başarı yönelimleri doğru okuma ve sınırlı kaynakları stratejik önceliklere yönlendirme ile mümkün olacak.” dedi. Kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın egemenliğin sessizce devredilmesi anlamına geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Görgün, “Genç ekibimizle en iyisini yapıp dünya için model oluşturma kapasitesine sahibiz. Özgüvenimizi yeni nesil teknolojilere taşıyoruz. Bu çağ doğru zamanda doğru alana yatırım yapanların çağıdır.” şeklinde konuştu.

 

- Sürdürülebilir bir millî kuantum ekosistemi kurulacak”

Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü ile kuantum hesaplama, kuantum haberleşme ve kuantum algılama alanlarında nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi, araştırma kapasitesinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir bir milli kuantum ekosisteminin kurulması hedefleniyor.

Protokole Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi taraf olarak katılıyor. Böylece Türkiye’nin en güçlü araştırma üniversiteleri ortak bir kuantum vizyonunda buluşuyor.

İş birliği kapsamında ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarının geliştirilmesi, yeni sertifika programlarının açılması, araştırma merkezleri ve laboratuvar altyapılarının güçlendirilmesi, burs ve staj imkanlarının artırılması, savunma sanayii firmalarıyla ortak projelerin yürütülmesi planlanıyor.

Kuantum fiziğinden kuantum kriptografiye, kuantum yazılımından kuantum donanım teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütüleceği protokol, üniversite-sanayi-kamu iş birliğini yeni bir seviyeye taşıyacak. Savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu kritik teknolojilerde yerli ve milli insan kaynağının yetiştirilmesiyle Türkiye’nin küresel rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor.

Protokol, akademik iş birliğinin yanı sıra Türkiye’nin kuantum teknolojilerinde bölgesel ve küresel ölçekte söz sahibi olmasını sağlayacak stratejik bir yol haritası olarak değerlendiriliyor.

Güncelleme Tarihi: 24.06.2026
Resimler