Bölüm 9
Araştırma ve Yayın Faaliyetleri
Üniversitelerin temel işlevlerinden biri, araştırma faaliyetleri ile yeni bilgi üreterek bilime uluslararası düzeyde katkı yapmaktır. Bu nedenle, üniversitelerdeki araştırma faaliyetlerinin değerlendirilmesinde göz önüne alınması gereken temel çıktılar, lisansüstü öğrenci sayıları ve uluslararası düzeydeki bilimsel dergilerde yayımlanan makale sayılarıdır.Üniversitelerimizdeki lisansüstü öğrenci sayılarının Bölüm 4.2’de verilmiş olması nedeniyle, bu bölümde sadece bilimsel dergilerde yayımlanan makale sayıları ile ilgili bilgiler verilecektir.
Ülkelerin bilimsel ve teknolojik gelişmişliğini ölçmek için kullanılan çeşitli göstergelerden biri, Uluslararası Atıf
Endekslerinde (Science Citation Index, Social Science Citation Index, Arts and Humanities Citation Index) yayımlanan makale sayılarıdır. Uluslararası düzeyde kabul gören hakemli bilimsel dergileri kapsayan bu endekslerde yayımlanan Türkiye kaynaklı makale sayıları ile ülkemizin bu yayınlar itibarıyla dünya sıralamasındaki yeri Tablo 9.1'de verilmiştir.
Tablo 9.1 Değişik atıf endekslerinde yayımlanan Türkiye kaynaklı makale
sayıları.1985 |
1997 |
|||
Sayı |
Sıra |
Sayı |
Sıra |
|
Science Citation Index |
555 |
43 |
4.410 |
27 |
Social Science Citation Index |
31 |
43 |
184 |
33 |
Arts and Humanities Citation Index |
8 |
45 |
33 |
35 |
TOPLAM |
594 |
4.627 |
||
Buradan görüldüğü gibi, fen bilimleri (temel bilimler, mühendislik bilimleri, sağlık bilimleri, tarım-orman-hayvancılık alanları) alanındaki yayın sayısı ile sosyal bilimler (sosyal bilimler, beşeri bilimler, sanat alanları) alanındaki yayın sayıları arasında önemli bir fark bulunmaktadır. Ancak sayılardaki bu farklılık, yalnızca Ülkemize özgü bir duru
m olmayıp, anadili İngilizce olmayan tüm ülkelerde de görülmektedir. Bunun başlıca nedenleri şunlardır:Bu nedenle, sosyal bilimler alanlarındaki yayın değerlendirmelerinin atıf sistemi göz önüne alınarak yapılmasının sakıncalı olacağı görüşüne varılmış ve Türkiye'de üretilen yayın sayılarının diğer ülkelerle karşılaştırmasında
Science Citation Index'de (SCI) yer alan yayınlar göz önüne alınmıştır.Science Citation Index - Journal Citation Reports
(SCI-JCR) tarafından taranan dergilerde yayımlanan Türkiye adresli yayınların yıllara göre değişimi Tablo 9.2’de gösterilmiştir.
Tablo 9.2 SCI
tarafından taranan dergilerde yapılan Türkiye adresli yayınlar.Yıl |
Dünya Toplamı |
Yayın Sayısı |
% Artış |
Dünyadaki % Payı |
% Artış |
Dünya Sıralaması |
1974 |
425.020 |
222 | – |
0,052 |
– |
– |
1975 |
427.625 |
200 | – |
0,047 |
– |
– |
1976 |
449.458 |
235 | – |
0,052 |
– |
– |
1977 |
532.208 |
303 | – |
0,057 |
– |
– |
1978 |
536.550 |
337 | – |
0,063 |
– |
– |
1979 |
555.543 |
316 | – |
0,057 |
– |
– |
1980 |
564.694 |
380 | – |
0,067 |
– |
41 |
1981 |
598.903 |
361 | - 5 |
0,069 |
3 |
42 |
1982 |
671.395 |
386 | 7 |
0,058 |
- 16 |
44 |
1983 |
665.592 |
432 | 12 |
0,065 |
12 |
45 |
1984 |
646.480 |
501 | 16 |
0,074 |
14 |
44 |
1985 |
693.129 |
555 | 11 |
0,079 |
7 |
43 |
1986 |
703.964 |
612 | 10 |
0,088 |
11 |
44 |
1987 |
693.710 |
704 | 15 |
0,097 |
10 |
43 |
1988 |
696.171 |
828 | 18 |
0,119 |
23 |
42 |
1989 |
657.335 |
979 | 18 |
0,149 |
25 |
41 |
1990 |
671.772 |
1.117 |
14 |
0,170 |
14 |
40 |
1991 |
705.655 |
1.206 |
8 |
0,194 |
14 |
39 |
1992 |
726.444 |
1.653 |
37 |
0,229 |
18 |
38 |
1993 |
761.438 |
1.928 |
17 |
0,253 |
10 |
37 |
1994 |
799.376 |
2.308 |
20 |
0,288 |
14 |
34 |
1995 |
803.867 |
2.812 |
22 |
0,350 |
22 |
34 |
1996 |
904.893 |
3.774 |
34 |
0,428 |
22 |
29 |
1997 |
920.096 |
4.410 |
17 |
0,479 |
12 |
27 |
1998 |
Veri Yok |
4.820* |
9 |
Veri Yok |
Veri Yok |
25 |
*
28 Ocak 1999 tarihi itibarıyla alınmıştır.Tablo 9.2’den görüldüğü gibi, Türkiye adresli yayınlar bakımından ülkemiz, 1980 yılında 380 yayın ile 41. sıradaydı. Bu sıra, 1980-1990 arasındaki on yıllık dönemde bazı oynamalarla yaklaşık olarak korunmuştur. Şöyle ki, 1989 yılında 979 yayınla yine 41. sırada yer almaktaydık. Bu durgun dönemden sonra, dünyadaki sıralamamız açısından günümüze kadar süren büyük bir atılım dönemi dikkati çekmek
tedir.1992-1997 yılları arasındaki beş yıllık döneme bakıldığında, yayın sayısındaki artışın % 167, yüzde katkı payındaki artışın ise % 109 olduğu görülmektedir. Aynı dönemde dünya yayın sayısındaki yüzde değişiminin % 27 olduğu göz önüne alındığında,
Türkiye’deki artışın dünya genelindeki artış eğiliminin yaklaşık 6 misli olduğu ortaya çıkmaktadır.3 Tubat 1993 tarihinde toplanan
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun, ülkemizi bilim ve teknolojide ileri ülkeler düzeyine getirmek amacıyla, 1993-2003 dönemi için öngördüğü Bilim ve Teknoloji Politikası hedefleri arasında, ülkemizin evrensel bilime katkı açısından dünya sıralamasındaki yerini otuzunculuğa çıkarılması hedefi de yer almaktadır. 1993 yılında 37. sırada bulunduğumuz göz önüne alındığında, on yıllık bir dönemde yedi basamak yükselmeyi hedeflemek, o gün açısından oldukça büyük bir atılım olarak öngörülmüş olmalıydı. Ancak, bu tarihten yalnızca altı yıl sonra on yıllık hedefin de çok üstüne çıkarak 25. sıraya yükselmek, olağanüstü bir başarı olarak algılanması gereken bir durumdur.Geleceğe yönelik öngörülerde bulunabilmek için, sıralama listesinde Türkiye’nin yakınlarında bulunan ülkeleri incelemek gerekmektedir. Yayın sayısı açısından bu ülkelerle yapılan karşılaştırma Tablo 9.3'de verilmiştir.
Tabl
o 9.3 Türkiye ile bazı ülkelerin bilimsel yayın sayıları itibarıyla karşılaştırılması.Dünya Sıralaması |
Ülke |
Yayın Sayısı |
1996 |
||
23 |
Finlandiya |
6.742 |
24 |
Avusturya |
6.633 |
25 |
Norveç |
4.571 |
26 |
Yunanistan |
4.014 |
27 |
Yeni Zelanda |
3.896 |
28 |
Çek Cumhuriyeti |
3.853 |
29 |
TÜRKİYE |
3.774 |
1997 |
||
23 |
Avusturya |
7.625 |
24 |
Finlandiya |
7.243 |
25 |
Norveç |
4.710 |
26 |
Yunanistan |
4.489 |
27 |
TÜRKİYE |
4.410 |
28 |
Yeni Zelanda |
4.207 |
1998 |
||
24 |
Finlandiya |
7.066 |
25 |
TÜRKİYE |
4.820 |
26 |
Norveç |
4.778 |
27 |
Yunanistan |
4.713 |
Tablo 9.3’den görüldüğü gibi ülkemiz, 1990’lı yıllarda yakalamış olduğu müthiş ivmeyle gelebileceği en yüksek yere gelmiştir. Sıralamada bundan sonraki herhangi bir sıçrama, yayın sayımızda bir yılda yaklaşık % 50’lik bir artış gerektirmektedir. Bu ise, g
eçmiş birkaç yılın 700-800 dolayındaki yıllık artış ortalamasının üç katı bir artış anlamına gelmektedir. Bu nedenle, geleceğe yönelik herhangi bir artış beklentisi, ancak yükseköğretim kurumlarımıza yapılacak yatırım ve teşviklerde, rutin dışında sıçrama sayılabilecek artış ve düzenleme yapılmasıyla mümkün olabilecektir.1998 bütçesinden yükseköğretim kurumlarımıza tahsis edilen toplam net araştırma ödeneği 10 trilyon 675 milyon TL, yani geçen yılki ortalama döviz kuru üzerinden yaklaşık 43 milyon ABD dolarıdır. Bu miktar, Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) sadece biyoteknoloji alanındaki araştırmalar için tahsis edilen miktara eşittir. ABD’de 1990’lı yılları başı itibarıyla kamu kaynaklarından akademik araştırmalara tahsis edilen ödeneğin topla
m 13,9 milyar dolar olduğunu ve bu miktarın % 83’ünün bu ülkedeki yaklaşık 3.600 yükseköğretim kurumundan sadece 125’ine (Carnegie sınıflandırmasına göre Research University I ve Research University II kategorisine giren üniversite sayısı) tahsis edildiğini ayrıca belirtmekte yarar vardır.Üniversitelerimizde, ileri ülkelere göre küçük, ancak asla küçüksenmemesi gereken bir bilimsel araştırma potansiyeli oluşmuştur. Bu potansiyelin daha da geliştirilerek, çeşitli mekanizmalarla özel sektörle işbirliği ve etkileşim sağlanarak toplum hizmetlerine dönüştürülebilmesi ve bu suretle ileri ülkelerde olduğu gibi katma değer yaratılabilmesi için, sadece kaynakların artırılması yeterli değildir.
Eksik unsurları belirlemek için öncelikle makro göstergelerin ele alınması gereklidir. Türkiye’de, GSYİH’dan AR-GE’ye ayrılan pay % 0,45’tir. Bu payın değişik ülkelerde yıllara göre değişimi Tablo 9.4’te gösterilmiştir. İktisaden faal 10.000 nüfus başına düşen AR-GE personeli sayısı Türkiye’de 10’dur. Gelişmiş ülkelerde bu oran
130’a kadar çıkmaktadır. Ülkemizde AR-GE faaliyetlerinde özel sektörün payı % 23,3, kamu sektörünün payı % 14,5, üniversitelerin payı % 62,2’dir. İleri ülkelerde özel sektörün payı % 50’nin üzerindedir.Tablo 9.4 GSYİH’dan AR-GE’ye ayrılan yüzde payın bazı
ülkelerde yıllara göre değişimi.Ülke |
GSYİH’dan AR-Ge’ye Ayrılan Pay (%) |
|||
1994 |
1995 |
1996 |
1997 |
|
ABD |
2,43 |
2,52 |
2,55 |
2,59 |
Japonya |
2,64 |
2,78 |
Veri Yok |
Veri Yok |
Almanya |
2,33 |
2,28 |
2,26 |
Veri Yok |
Fransa |
2,38 |
2,34 |
Veri Yok |
Veri Yok |
İngiltere |
2,11 |
2,05 |
Veri Yok |
Veri Yok |
İtalya |
1,16 |
1,14 |
1,13 |
Veri Yok |
Kanada |
1,62 |
1,61 |
1,59 |
Veri Yok |
Rusya Fedarasyonu |
0,84 |
0,73 |
Veri Yok |
Veri Yok |
Çek Cumhuriyeti |
1,25 |
1,15 |
Veri Yok |
Veri Yok |
Macaristan |
0,89 |
0,75 |
Veri Yok |
Veri Yok |
Polonya |
0,82 |
0,74 |
Veri Yok |
Veri Yok |
Kaynak: Science and Engineering Indicators – 1998, National Science Foundation.
Üniversitelerimizdeki bilimsel potansiyelden etkili bir biçimde yararlanabilmek ve bu suretle katma değer yaratabilmek için, akılcı bir şekilde belirlenen ve genel ekonomik politikaların asli unsuru olarak istikrarlı bir biçimde uygulanan bilim ve teknoloji politikası çerçevesinde:
Halen sekiz devlet üniversitemizde bulun
an teknoloji geliştirme, teknopark v.b. birimlerin inşaatları hızla tamamlanmalı ve üniversitelerimizin bu tür birimlerde özel sektör kuruluşları ile birlikte ticari amaçlı AR-GE faaliyetlerine girişilebilmeleri için, tüm bürokratik engeller kaldırılmalı ve özel teşvikler getirilmelidir.