Bölüm 3
Üniversitelere Başvuru ve Yerleştirme
3.1 Çeşitli Liselerden Mezun Olan Öğrenci Sayıları
Ülkemizdeki çeşitli liselerden mezun olan öğrenci sayılarının yıllara ve lise türlerine göre değişimi Tablo 3.1’de gösterilmiştir. Bu tabloda görüldüğü gibi, 1982-1983 öğretim yılında 179.004 olan lise mezunu sayısı, 1996-1997 ders yılında 663.612’ye yükselmiştir. 1996-1997 ders yılı itibarıyla genel lise mezunlarının toplam mezunlar içindeki payı % 61,8, imam-hatip lisesi kökenlilerin payı % 6,4, diğer mesleki ve teknik lise mezunlarının payı ise % 29,3’dür.
Yükseköğretime girişte, 1981’den bu yana Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından düzenlenen iki basamaklı Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (ÖSYS) uygulanmaktadır. ÖSYS’ye başvuran öğrenci sayılarının yıllara göre dağılımı Şekil 3.1’de gösterilmiştir. 1998 ÖSYS için başvuran aday sayısı ise 1.359.579’dur. Buradan görüldüğü gibi, yükseköğretime başvuru sayısı, son üç yıldır 1.400.000
dolayındadır.

Şekil 3.1 ÖSYS’ye başvuran öğrenci sayılarının yıllara göre değişimi.
Tablo 3.1 Liselerden mezun olan öğrenci sayılarının lise türleri ve yıllara göre değişimi
Yükseköğretime giriş için:
olmak üzere başlıca üç grup öğrenci ÖSYS’ye başvurmaktadır. ÖSYS'ye 1997 yılında başvuran 1.398.595 öğrenciden 1.349.518’i birinci basamak sınavına girmiştir. Bu adayların yaklaşık % 38’i lise son sınıf öğrencisi, % 43,7’si ÖSYS’ye daha önce girip kazanamayanlar, % 18,3’ü ise daha önceki yıllarda bir yükseköğretim programına yerleştirilenlerdir.
Lise son sınıf öğrencilerinin ÖSYS’ye yapılan başvurular içerisinde payı, Şekil 3.2’den görüldüğü gibi, % 37 ile % 40 arasında değişmektedir. Çok büyük sayıdaki öğrenci kitlesi sınava ilk kez deneme için girmekte ve mezun olduktan sonra en az bir yılı sınavlara hazırlanmakla geçirmektedir. Yükseköğretime daha önce girmeye hak kazanmış öğrencilerin yaklaşık bette biri ise, girdikleri programlardan çetitli nedenlerle memnun kalmayarak tekrar sınava girmektedir.

Şekil 3.2 Lise son sınıftaki öğrencilerin toplam başvuru içindeki payı.
Türk yükseköğretim sistemi üzerinde oluşan demografik baskının temel nedeni, genel lise mezunlarının herhangi bir yükseköğretim kurumuna giremedikleri takdirde geçimlerini sağlayabilecek bilgi ve beceriden büyük ölçüde yoksun olmalarıdır. Ülkemiz iş dünyasında, işe yeni girenler için düzenlenen iş eğitimi programları yaygın olmadığı gibi, genel lise mezunlarımızın da eğitimleri itibarı ile bu tür programlara hazır olup olmadıkları tartışma konusudur.
Devlet İstatistik Enstitüsü’nün Tablo 3.2’de özetlenen projeksiyonlarına göre, yükseköğretim çağ nüfusu (18-21 yaş) 1995’ten itibaren azalma eğilimine girmiştir. Ancak, ortaöğretimdeki okullaşma oranı ise sürekli olarak artmaktadır. Örneğin, 1985-1986’da % 32, 1990-1991’de % 37,6 olan bu oran, 1996-1997’de % 54,7’ye yükselmiştir. Bu nedenle, yükseköğretime giriş için başvuran öğrenci sayısında, son yıllarda görülen durağanlaşma eğilimine rağmen, önümüzdeki yıllarda artış beklenmektedir.
Tablo 3.2 Çağ nüfusunun yıllara göre değişimi.
Yıl |
Çağ Nüfusu (18-21Yaş) |
1994 |
5.093.000 |
1995 |
5.228.000 |
1996 |
5.184.000 |
1997 |
5.142.000 |
1998 |
5.102.000 |
1999 |
5.063.000 |
2000 |
5.025.000 |
Birinci basamak olarak bilinen Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) adaylara sözel ve sayısal bölümlerden oluşan bir sınav uygulanmaktadır. Sözel bölüm Türkçe’yi kullanma gücü ve sosyal bilimlerdeki temel kavram ve ilkelerde düşünmeyi ölçen sorulardan, sayısal bölüm ise matematiksel ilişkilerden yararlanma gücünü ve fen bilimlerindeki temel kavram ve ilkelerde düşünmeyi ölçen sorulardan oluşmaktadır.
Birinci basamak sınavından (ÖSS) en az 120 puan alan öğrenciler, ikinci basamak sınavı olarak bilinen Öğrenci Yerleştirme Sınavı’na (ÖYS) girmeye hak kazanmaktadırlar. Öğrenciler, çeşitli alan bilgisi testlerinden oluşan ikinci basamak sınavı sonuçlarına göre lisans düzeyindeki örgün öğretim programlarına (fakülteler ve 4 yıllık yüksekokullar) yerleştirilmektedir. Açıköğretim ile ön lisans düzeyindeki örgün öğretim programlarına ise ÖSS sınav sonuçlarına göre yerleştirme yapılmaktadır.
Toplam yerleştirilenlerin (açıköğretim dahil) başvurulara oranı, Şekil 3.3'ten de görülebileceği gibi, son yıllarda % 30 dolayındadır
Yerleştirilen adayların, örgün öğretime ve açıköğretime göre dağılımı ise Şekil 3.4'te gösterilmiştir.

Şekil 3.3 Toplam yerleştirilenlerin başvurulara oranının yıllara göre değişimi.

Şekil 3.4 Örgün öğretim ile açıköğretime yerleştirilenlerin yıllara göre dağılımı.
1997 yılında yapılan sınav sonucunda, 419.336’sı ilk yerleştirmede ve 25.954’ü ek yerleştirmede olmak üzere örgün öğretim ile açıköğretime yerleştirilen ve kaydolan öğrenci sayıları Tablo 3.3’te gösterilmiştir. Yerleştirilenlerin % 40’ı kız, % 60’ı ise erkektir.
Tablo 3.3 1997 ÖSYS’de örgün öğretim ile açıköğretime yerleştirilen ve
kaydolan öğrenci sayıları.
Yerleştirilen (Y) |
Kaydolan (K) |
K/Y (%) |
|
ÖRGÜN ÖĞRETİM |
|||
| Lisans | 147.883 |
145.647 |
98,5 |
| Ön Lisans | 106.142 |
83.663 | 78,8 |
| TOPLAM | 254.025 |
229.310 |
90,3 |
AÇIKÖĞRETİM |
|||
| Lisans | 115.491 |
90.138 | 78,0 |
| Ön Lisans | 75.774 | 55.276 | 73,0 |
| TOPLAM | 191.265 |
145.414 |
76,0 |
| GENEL TOPLAM | 445.290 |
374.724 |
84,2 |
Görüldüğü gibi, örgün öğretimdeki lisans programlarına yerleştirilen öğrencilerin büyük çoğunluğu kayıt yaptırırken, örgün öğretimdeki ön lisans programları ile açıköğretime yerleştirilen öğrencilerin yaklaşık % 25’i kaydolmamaktadır.
Örgün öğretimdeki ön lisans programlarına olan talebin, lisans programlarına göre düşük olmasının muhtemel nedenleri, meslek yüksekokulu mezunlarına yedek subaylık hakkı verilmemesi ve fakülte diplomasına atfedilen sosyal statüdür.
Tablo 3.4’ten görüldüğü gibi açıköğretime olan talep, kontenjanların 1992’den başlayarak büyük oranlarda artırılmış olmasına karşın, bağıl olarak azalmıştır. Bunun başlıca nedeni, derece ve kademe ilerlemesi almak amacıyla açıköğretime başvuran devlet memurlarının bu talebinin zaman içinde karşılanmış olmasıdır.
Vakıf üniversitelerine yerleştirilen toplam 11.425 öğrencinin üniversitelere göre dökümü Tablo 3.5’te verilmiştir. Buna göre, vakıf üniversitelerinin toplam örgün öğretime yerleştirilenler içindeki payı % 4,5’tir.
1997 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki beş üniversiteye 7.774, Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk Kazak Üniversitesi'ne 150, Komrat Devlet Üniversitesi’ne 10, Moldova Devlet Üniversitesi’ne 28, Moldova Teknik Üniversitesi’ne ise 19 öğrenci yerleştirilmiştir.
Tablo 3.4 Açıköğretim programlarına yerleştirilen ve kaydolmayan öğrenci
sayılarının yıllara göre dağılımı.
Kontenjan |
Yerlettirilen |
Kaydolmayanlar |
||
Sayı |
Yüzde |
|||
1983 |
35.000 | 14.982 | – |
– |
1984 |
40.000 | 47.999 | 16.996 |
35,4 |
1985 |
50.000 | 60.000 | 19.545 |
32,6 |
1986 |
60.000 | 68.911 | 26.189 |
38,0 |
1987 |
55.000 | 73.828 | 19.619 |
26,6 |
1988 |
60.000 | 81.356 | 17.067 |
21,0 |
1989 |
65.000 | 85.056 | 15.910 |
18,7 |
1990 |
65.000 | 83.388 | 16.366 |
19,6 |
1991 |
65.000 | 82.767 | 16.104 |
19,5 |
1992 |
205.917 |
132.561 |
23.831 | 18,0 |
1993 |
616.220 |
241.686 |
101.811 |
42,1 |
1994 |
991.661 |
165.853 |
44.470 | 26,8 |
1995 |
979.595 |
167.605 |
53.201 | 31,7 |
1996 |
575.220 |
185.136 |
46.780 | 25,3 |
1997 |
580.220 |
191.265 |
45.880 | 24,0 |
Tablo 3.5 1997 Yılında vakıf üniversitelerine yerleştirilen öğrenci sayıları.
Üniversite |
Öğrenci Sayısı |
Üniversite |
Öğrenci Sayısı |
Bilkent |
2.505 |
Doğuş |
249 |
İstanbul Bilgi |
2.082 |
Çağ |
221 |
Yeditepe |
2.012 |
Koç |
204 |
Fatih |
1.432 |
Maltepe |
168 |
Başkent |
996 |
Atılım |
164 |
Çankaya |
568 |
İstanbul Kültür |
148 |
Işık |
548 |
Beykent |
128 |
1997 yılında ÖSS’ye giren 1.349.518 adayın % 38,4’ü kız, % 61,6’sı erkektir. Bu sınavda 105 ve daha yüksek puan alan aday sayısı 996.200; 120 ve daha yüksek puan alarak ÖYS’ye girme hakkı kazanan aday sayısı ise 647.929’dur.
1997 Öğrenci Yerleştirme Sınavı’na (ÖYS) girmeye hak kazanan 647.929 adaydan 590.436’sı sınava girmiştir. Sadece ÖSS sonucu ile yerleşmek isteyen adaylarla birlikte 768.265 aday yerleştirme işlemine alınarak 445.290 aday yerleştirilmiştir. Daha önce sözü edilen 3 grup öğrencinin başarı oranları Tablo 3.6’da gösterilmiştir.
Tablo 3.6 Yerleştirme sonuçlarına göre çeşitli grupların başarı yüzdeleri.
Aday Grubu |
ÖSS'ye Giren |
Yerleştirilen |
Başarı Yüzdesi |
| Lise son sınıf öğrencisi | 513.047 | 96.971 |
18,9 |
| Daha önce kazanamayan | 589.638 | 246.467 |
41,8 |
| Daha önce kazanan | 246.833 | 101.852 |
41,3 |
| TOPLAM | 1.349.518 |
445.290 |
33,0 |
Buradan görüldüğü gibi, ilk sırayı % 41,8 başarı oranıyla daha önceki yıllarda sınava girip kazanamayanlar almakta, bu grubu % 41,3 ile daha önceki yıllarda sınavı kazananlar izlemekte ve o yılki lise son sınıf öğrencileri ise % 18,9 başarı oranı ile en sonda gelmektedir. Gerek ilk basamak gerekse her iki basamak sonucunda ortaya çıkan bu sıralama, ortaöğretimle yükseköğretime giriş arasındaki kopukluğun açık göstergesidir.
Ülkemizde halen uygulanmakta olan yükseköğretime giriş sistemi sürekli eleştiri konusu olmaktadır. Bu eleştirilerin temelinde, uygulanmakta olan sınav sisteminin lise eğitimini neredeyse devreden çıkardığı, öğrencileri sınav stresine soktuğu ve sınava hazırlık kurslarının ailelere büyük bir mali yük getirdiği yatmaktadır. Bu eleştirilerin bir kısmı geçerlidir. Ancak, yükseköğretime olan talep ile arz arasındaki büyük dengesizlik sürdükçe bu tür merkezi giriş sınav sisteminin uygulanmasının kaçınılmaz olduğu hususunda da birleşilmektedir.
Eğitimin temel amacı, bireyleri iyi insan ve iyi vatandaş olarak yetiştirmek ve yeteneklerine göre mümkün olan en kısa süre içinde, yaşamlarını sürdürebilecek bilgi ve becerilerle donatarak hayata hazırlamaktır. Bu hususlar göz önüne alınarak, geçen yıl yükseköğretime giriş sisteminde yapılan düzenlemelerle 1997 yılında ikinci basamak sınavına (ÖYS) girebilmek için gereken en düşük birinci basamak (ÖSS) puanı 105’ten 120’ye yükseltilmiş; ancak, açıköğretim, meslek yüksekokulları ve özel yetenek sınavları ile öğrenci alınan lisans ve ön lisans programlarına giriş için gereken en düşük ÖSS puanı ise 105 olarak muhafaza edilmiştir.
1998 ÖSYS’den itibaren uygulanmasına karar verilen değişiklikler, 1997 ÖSYS Kılavuzları ile tüm adaylara duyurulmuştu. Bu değişikliklerden birincisi, Birinci Basamak sınavında 3 kez başarısız olanların 1998 ve bu yıldan sonraki ÖSYS’lere giremeyeceklerine; ikincisi ise, ortaöğretim kurumlarından yeni mezun olanlara bir destek sağlamak amacı ile önceki yıllarda bu kurumlardan mezun olanların Ortaöğretim Başarı Puanlarının daha küçük katsayılarla çarpılmasına ilişkin olarak uygulamaya konulmuştu. Bu değişiklikler üzerine bazı adaylar Danıştay’a başvurmuşlar, birinci değişiklik ile ilgili olarak Danıştay 8. Dairesi’nce; ikinci değişiklik ile ilgili olarak ise Danıştay İdari Davalar Yüksek Kurulu’nca, Anayasaya aykırı olmaları nedeniyle yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Yüksek Mahkemenin verdiği bu kararlar uyarınca sözü edilen değişiklikler Yükseköğretim Genel Kurulu tarafından iptal edilmiştir.
Yükseköğretime girişle ilgili olarak 1998 yılı içinde Yükseköğretim Kurulu’nca verilen önemli kararlardan biri de, Ortaöğretim Başarı Puanının yükseköğretime giriş sınavları puanlarına katılmasında kullanılan yöntemin değiştirilmesine ilişkindir. Bu yöntemin değiştirilmesinin nedeni, son yıllarda Ortaöğretim Başarı Puanını yükseltmek amacıyla, özellikle Fen ve Anadolu liselerinden genel liselere nakil yaptırma akınını önlemektir. Yeni geliştirilen yöntem, tüm ortaöğretim kurumlarımızdaki başarılı öğrencilerin ortaöğretim başarısını en yüksek düzey olan 80,000’a getirmekte, ÖSS’de yüksek puan ortalaması tutturmuş okullarda okuyan yetenekli öğrencilerden diploma notu düşük olanlara bir ölçüde katkı sağlamaktadır. Bu yöntem Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da büyük bir tasvip görmüştür. Bu uygulamaya 1999 yılından itibaren başlanacaktır. Bu uygulama ile Fen ve Anadolu liselerinden genel liselere yaptırılan nakillerin durması beklenmektedir.
Yükseköğretime yeni giren öğrencilerin Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yurtlara yerleştirme işlemleri öğretim yılı başladıktan sonra tamamlanabilmekte, bu durumda da öğrenciler yurda yerleşme imkanlarının bulunup bulunmadığını bilmediklerinden, ilk aylarda önemli zorluklarla karşı karşıya gelmektedirler. Öğrencilerimizi karşılaştıkları bu zor durumdan kurtarmak için neler yapılabileceği konusunda ÖSYM Başkanlığı ile YURT-KUR Genel Müdürlüğü arasında bir çalışma başlatılmıştır. Amaç öğrenciye bir yükseköğretim programına yerleştiği bilgisi verilirken yurda yerleşip yerleşemediği bilgisinin de iletilmesidir. Bu amacı gerçekleştirmek için teknik zorluklar yenilebildiği takdirde, öğrencilerimize büyük bir ferahlık getirecek bu uygulamaya 1998 yılından itibaren başlanacaktır.