3.3.Alan Katsayıları
Ortaöğretimdeki alan ve
başarının yükseköğretime geçişi etkilemesi yasal bir zorunluluk olmanın
ötesinde, eğitimin temel ilkesidir. Ek-2’den de görüleceği gibi, dünyanın
hiçbir ileri ülkesinde ortaöğretimdeki alan ve başarıyı bir şekilde dikkate
almayan bir yükseköğretime geçiş sistemi yoktur.
Lisans düzeyindeki dört veya daha fazla yıllık
eğitimin temeli, Türkçe, matematik, fen bilgisi ve sosyal bilgilerdir. Bu dört
temel konunun birbirlerine göre ağırlığı alanlara göre değişmektedir. Bunun
yanında, bu dört temel konunun mesleki ve teknik liselerin müfredatları
içindeki ağırlığı ile genel liselerin müfredatları içindeki müşterekliğinin %
40 olduğu tespit edilmiştir. Örneğin, mesleki lisede okuyan bir öğrencinin
ortaöğretimdeki başarısının % 40’ı bu temel konulardaki başarısından, % 60’ı
ise edindiği mesleki becerilerden ileri gelmektedir. Bu nedenle,
ortaöğretimdeki alanının yükseköğretimde
devamı olan alanları tercih eden öğrencilerin ağırlıklı ortaöğretim
başarı puanları 0,5 katsayısı ile, başka bir alandaki bir programı tercih eden
öğrencilen ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı ise 0,5’in % 40’ı olan 0,2
katsayısı ile çarpılmaktadır.
Yine mümkün olan en yüksek Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) değeri olan 80 puan üzerinden bir
hesap yapıldığında, ortaöğretimdeki alanı ile ilişkili bir programı tercih eden
bir adayın, başka bir ortaöğretim alanından gelen bir adaya göre 0,5 (80) – 0,2
(80) = 24 puanlık bir avantaja sahip olduğu görülmektedir.
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 45.
maddesine göre mesleki alanlardaki öğrencilere ayrıca ek puan verilmesi ikinci
bir yasal zorunluluktur. 1999 yılından itibaren uygulamaya konan sistemde,
alanında tercih yapan mesleki ve teknik lise çıkışlı öğrencilere 0,5
katsayısının uygulanmasının ötesinde, ayrıca 0,15 katsayısı verilerek, bu tür
liselerden gelen öğrencilere büyük avantajlar getirilmiştir.
Örneğin, öğretmen lisesi yabancı dil kolundan
gelen ve İngilizce öğretmenliğini tercih eden bir öğrencinin AOBP’si 0,5 yerine 0,65 katsayısı ile
çarpıldığından, genel bir lisenin yabancı dil kolundan gelen ve aynı programı
tercih eden başka bir öğrenciye göre en çok, 0,65 (80) – 0,5 (80) = 12 puanlık
bir avantaj elde etmektedir.
Keza, teknik lisenin elektronik bölümünden
gelen ve teknik eğitim fakültesi elektronik öğretmenliği programını tercih eden
bir öğrenci, genel lisenin fen kolundan gelen ve aynı programı tercih eden bir
öğrenciye göre en çok, 0,65 (80) – 0,2 (80) = 36 puanlık bir avantaj elde
etmektedir.
Bu şekilde, mesleki ve teknik lise çıkışlı
öğrencilerin mesleki becerilerinin ölçülmediği sınavdaki dezavantajları telafi edilmek suretiyle, bu tür
öğrencilerin özellikle alanlarındaki meslek yüksekokullarına, mesleki ve teknik
eğitim fakültelerine ve öğretmenlik programlarına girişlerindeki engeller
kaldırılmıştır.
Yeni düzenlemede hiç kimseye bir yasak
konmamıştır. İsteyen her istediği yükseköğretim programına başvurabilmektedir.
Yapılan düzenleme, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 6. ve 31.
maddelerine de uygundur. Söz konusu Kanunun 6. maddesinin birinci bendinde,
Fertler,
eğitimleri süresince ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda,
çeşitli programlar veya okullara yöneltilerek yetiştirilirler.
31. maddesinin ikinci bendinde ise,
Hangi
yükseköğretim kurumlarına, hangi programları bitirenlerin nasıl girecekleri,
giriş şartları, Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yapılarak Yükseköğretim
Kurulu tarafından tespit edilir.
denmektedir.
Yeni sınav sistemi, bugüne kadar yeterli ölçüde uygulanmamış
olan bu hükümlerin uygulamaya konması yönünde atılmış küçük ancak önemli bir
adımdan ibarettir.