3.2.Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP)
ve Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP)
Ortaöğretimdeki başarının
yerleştirme puanına katılması, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 45.
maddesi uyarınca yıllardan beri yapılan bir uygulamadır. Ek-2’den de görüleceği
gibi, ortaöğretimdeki alan ve başarının yükseköğretime girişi etkilemediği
hiçbir ileri ülke yoktur. Bunun aksi, tüm ortaöğretim sisteminin ve bu sistemde
görev yapan öğretmenlerin yok sayılması anlamına gelmektedir.
Ortaöğretim Başarı Puanı
(OBP), öğrencinin lise öğrenimi boyunca aldığı derslerdeki notlarının
ortalaması olan, mutlak diploma notu değildir. OBP, her
bir lisenin diploma notlarının, standart sapması 10, ortalaması 50, minumumu
30, maksimumu 80 olan bir çan eğrisine oturtulması suretiyle hesaplanan bağıl
bir değerdir. Bu bakımdan, OBP’nin suni
olarak manipule veya suistimal edilmesi mümkün değildir. Hal böyle iken, ortaöğretim başarı puanı konusunda kamuoyu sürekli ve bilinçli olarak
yanıltılmaktadır.
Geçmiş yıllardaki sınav sonuçları üzerinde yapılan
ayrıntılı çalışmalar sonucunda, OBP’nin bu şekilde hesaplanması nedeniyle, fen ve anadolu
liseleri gibi sınavla öğrenci alan liselerdeki öğrencilerin aleyhine bir durum
yaratıldığı belirlenmiştir. Geçmiş yıllarda, OBP avantajından yararlanmak için, bu tür
liselerin son sınıflarından diğer liselere yoğun bir geçiş yapıldığı herkes
tarafından bilinen bir gerçektir. Örneğin, 1997 yılında yapılan üniversite
giriş sınavında Türkiye birincisi olan İzmir Fen Lisesi’nin son sınıfındaki
öğrenci sayısı sadece 26 idi.
İzmir
Fen Lisesi ile kalkınmada öncelikli yörelerde bulunan üç genel lisenin, 1997
yılındaki ÖSS ortalamaları, en düşük
ve en yüksek ÖSS puanları, en düşük
ve en yüksek diploma notları, en düşük ve en yüksek Ortaöğretim Başarı Puanları aşağıda gösterilmiştir:
Lise
|
ÖSS Ortalaması |
ÖSS Puanı |
Diploma Notu |
OBP |
|||
|
Min. |
Mak. |
Min. |
Mak. |
Min. |
Mak. |
||
|
İzmir Fen Lisesi |
194 |
190 |
199 |
4,06 |
4,98 |
30 |
63 |
|
Genel Lise A |
97 |
95 |
148 |
1,13 |
4,36 |
33 |
80 |
|
Genel Lise B |
103 |
95 |
158 |
1,56 |
4,68 |
31 |
80 |
|
Genel Lise C |
104 |
103 |
169 |
1,39 |
4,82 |
34 |
80 |
199
ÖSS puanı alan İzmir Fen Lisesi birincisinin Ortaöğretim Başarı Puanı olarak almış olduğu 63 puanı, Genel Lise
A’da 107 ÖSS puanı alan öğrenci, Genel Lise B’de 104 ÖSS puanı alan öğrenci,
Genel Lise C’de ise 105 ÖSS puanı alan öğrenci almıştır.
Bunun nedeni çok açıktır. Sınavla öğrenci
almayan A, B ve C liselerinde, istatistiksel olarak gelişigüzel oluşan bir
öğrenci kümesi içindeki yetenek dağılımı, çan eğrisine gerçekten çok yakındır.
Ancak, fen lisesi gibi adeta bir yetenek filtresinden geçirilerek, sınavla
oluşturulan bir öğrenci kümesindeki
yetenek dağılımı, neredeyse yatay bir çizgidir.
Eğitimin
temel ilkelerine aykırı olan bu durumu düzeltmek için Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP)
yerine, OBP’nin okulun ÖSS ortalamasına göre ağırlıklandırılması
ile hesaplanan Ağırlıklı Ortaöğretim
Başarı Puanı (AOBP) kullanılması
kararlaştırılmıştır. Yeni uygulama sonucunda, her okulun birincisi en yüksek
puan olan 80’ni almaktadır. Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 23.01.1998 tarihli
toplantısında alınan bu kararın 1999 yılından itibaren uygulamaya konulacağı
kamuoyuna duyurulmuştur. Buradan açıkça anlaşılacağı gibi, OBP yerine
AOBP’nin kullanılması kararının, üniversite giriş sınavının iki aşamalıdan tek
aşamalıya indirilmesi ile hiçbir ilişkisi yoktur.
Eğer
bu uygulamaya 1997 yılında başlanmış olsaydı, o yıl ÖSS puanı 190, OBP’si 30
olan İzmir Fen Lisesi öğrencisinin AOBP’si
61 olacaktı. AOBP olarak 61 puanı
ise, A, B ve C genel liselerinde alan öğrencilerin diploma notları, OBP’leri, o yılki ÖSS puanları ve okul sıralamasındaki yerleri aşağıda
gösterilmiştir:
|
Lise |
Diploma Notu |
Okul Sıralamasındaki Yeri |
OBP |
AOBP |
ÖSS Puanı |
|
Genel Lise A |
2,88 |
29 |
59 |
61 |
103 |
|
Genel Lise B |
3,23 |
51 |
57 |
61 |
100 |
|
Genel Lise C |
2,90 |
46 |
57 |
61 |
117 |
Açıkça görüldüğü gibi, Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı
uygulaması, öğrencilerin kendi okullarındaki öğrenci kümesi içindeki kişisel
başarılarını, o okuldaki eğitimin diğer
okullara göre kalitesini ve sosyal adalet ile fırsat eşitliğini en iyi
dengeleyen sistemdir. Okul başarısı da bu şekilde önem kazandığından, okullar
arasında rekabet ve yarışma olacak, bu da eğitimin kalitesine olumlu katkı
yapacaktır.
Özetle,
çeşitli liselerden gelen öğrenciler, ortaöğretim başarılarına göre kendi
kümeleri içinde, sınav puanına göre ise ülke genelinde tüm adaylarla
yarışmaktadırlar.
Ortaöğretimdeki başarının yükseköğretime
yerleştirmede göz önüne alınması, ülkemizde yıllardan beri var olan bir
uygulamadır. Kurulumuz, bazı çevrelerce sürekli olarak gündeme getirilen “diploma notlarının suistimal edileceği”
iddiaları üzerinde önemle durmuş, değişik tür ve nitelikteki birçok lise bu
bakımdan incelenmiştir. Sonuçta görülmüştür ki, incelenen liselerin tümünde
diploma notu ve dolayısıyla ortaöğretim başarı puanı ile ÖSS puanı arasında çok yakın bir ilişki vardır. Başka
bir deyişle, OBP bakımından grubunun üst sıralarında yer alan bir öğrenci, aynı
zamanda ÖSS puanı bakımından grubunun üst sıralarında yer almaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve yücelten nesilleri yetiştiren
değerli öğretmenlerimize güvenimiz tamdır; saygımız sonsuzdur. Onlara en ufak
bir şekilde olsa dahi dil uzatarak zan altında bırakma cüretini gösterenlerle
sonuna kadar mücadele etmeye kararlıyız.
Ortaöğretim Başarı Puanı,
yerleştirmeyi daima etkilemiştir. 1998 yılında yapılan sınavlarda, sıralaması
Ortaöğretim Başarı Puanı’ndan etkilenmeyen adayların oranı sadece % 14’tür.
Adayların % 39’u sıralamada bu nedenle aşağıya, % 47’si ise yukarıya kaymıştır.
Yeni sistemin başlıca hedeflerin biri, Ortaöğretim Başarı Puanı’ndan etkilenmeyen
bu % 14’lük grubu daha da azaltmaktır.